Kınalı Kuzular - MEHMET AKİF
Çanakkale Zaferi'nde on binlerce şehit Mehmetçiğin kaleminden yazılmış 13 mektuptan yola çıkılarak hazırlanan dizinin senaryo konseptini tarihçi-gazeteci Ömer Erbil, yapımcılığını 'Deli Yürek','Ekmek Teknesi' gibi dizilerde aldığı rollerden tanıdığımız tiyatro ve televizyon dünyasının tanıdık yüzü Ahmet Yenilmez yapıyor.Yönetmenliğini Tunç Davut'un üstlendiği dizinin senaryo yazarları ise Ercan Akın ve Deniz Ülgen.
Vatan ve millet sevgisini, istersek her zorluğun üstesinden gelebileceğimiz inancı ve fikrini 70 milyona ulaştırma hedefiyle yola çıkan bu yapım, aynı siperde kucak kucağa can veren Türk'ün, Kürt'ün, Laz'ın, Çerkez'in, Boşnak'ın, Arap'ın hikayesi… Alevinin, sünninin,hıristiyanın, musevinin hikayesi…Cahilinden alimine, demircisinden mühendisine, marangozundan hekimine bir milletin hikayesi… Mustafa Kemal Atatürk gibi eşsiz bir kahramanı yaratan tarihin hikayesi…Öyküler "Kınalı Kuzular" adlı dizi, kendi içinde başlayıp biten 70'er dakikalık televizyon filmlerinden oluşuyor. İlk 13 bölüm Çanakkale Savaşı'nda şehit olan 13 askerin mektubuna dayanılarak senaryolaştırıldı. Öykülerin hepsi yaşanmış hikayelerden oluşturuldu. Dizinin ikinci 13 bölümünde Kurtuluş Savaşı, Kuvayı Milliye hareketi anlatılıyor.
Herkese İyi Seyirler..
MEHMET AKİF (10. Bölüm)
Mehmet Akif, veterinerlik fakültesini bitirmiş ama edebiyatla uğraşan bir yazardır. Yazdıkları, edebiyat dünyasında batıyı özenenler tarafından küçümsenir. Ama o inatla Türk insanının inançlarından uzaklaşmasını eleştiren yazılar yazmaya devam eder. Onu sevmeyenler eski kafalı olduğunu öne sürmektedir. Onu küçümseyenler savaş çıktığında duraksar. Ama kısa sürede toparlanıp bu seferde Almanya'yı övüp, yönetime yakın durmaya çalışırlar. Mehmet Akif'in düşüncelerinde haklılığı İngiltere ve Fransa'nın davranışlarıyla ortaya çıkmaya başlamıştır. Savaş sosyal hayat üzerinde etkisi hissettirse de aydın kesimin yaşamına yönelik bir tehdit değildir. Mehmet Akif'e göre bu bir ölüm kalım savaşıdır. Bu sefer Osmanlı'nın yaşamasına izin verilmeyecek toptan yok edilecektir. İlk defa aydın kesimle, fakir Anadolu'nun kaderleri aynı noktada kesişmiştir. Alman İmparatoru tarafından yapılan daveti, Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı Eşref Bey'in ısrarıyla kabul eder. Orada, savaşırken Almanlar tarafından esir alınmış Müslüman askerlere durumu anlatır. Kendini paralarcasına koşuşturmaktadır Mehmet Akif. Kafasında, onu rahatsız eden bir düşünce vardır. Ona göre yaptıkları cephedekilerin yanında hiçbir şeydir. Bu insanlara daha fazla hizmet etmek zorundadır. Bu arada Çanakkale'den kötü haberler gelmektedir. Mehmet Akif çevresine umut verir. Ona göre, küçümsenen, geri kafalı, fakir denilen Anadolu insanı devletini kurtaracaktır. Bu insanlara yaptıklarının boşa olmadığını gösterecek bir şeyler yapmalıdır. Eğer yapamazsa kendisini affedemeyecektir. Kendisini rahatsız hissetmektedir. Bu rahatsızlık Çanakkale'den gelen zafer haberiyle sona erer. Zafer sevincini nasıl yaşayacağını düşünürken aradığı çözümü bulur. Orada ölenler adına yapabileceği en iyi işi yapacaktır. Böylece geceler boyu oturup Çanakkale Şehitleri şiirini yazar. Mehmet Akif bir kere daha haklı çıkmıştır. Osmanlı devleti zayıfta olsa, Türk milleti zayıflamamış haksızlığa karşı hala ilk günkü gibi güçlüdür.
İlgili yazılar
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)















Yorum ekle